Embriyo Transferi

Döllenen yumurtaya embriyo denir. Embriyolar laboratuar ortamında takip edilerek embriyo sayısı ve kalitesine göre 3. ya da 5. gün transfer edilirler. Ancak iyi laboratuar koşulları olan merkezlerde embriyolar 5. güne kadar bekletilebilir ve kaliteli 5. gün embriyosuna yani blastokiste dönüşebilirler. Biz kiliniğimizde 5. gün yani blastokist aşamasında embriyo transferini daha ağırlıklı olarak yapmaktayız. Ancak embriyo sayısı kısıtlı ve seçim şansı yok ise 3. gün transferini tercih etmekteyiz. 5. gün embriyo transferinin avantajı, 3. gün transfere göre gebelik şansının ilaveten %10-15 daha yüksek olması ve en doğru embriyonun seçilebilmesine olanak sağlamasıdır. Bu sayede 35 yaş altı hastalarda tek embriyo transferi ile %50’ler civarında gebelik şansı elde etmek mümkün olmaktadır. Çünkü tüp bebek uygulamalarında transfer edilen embriyo sayısı ile klinik gebelik elde edilmesi arasında direk bir ilişki vardır. Transfer edilen embriyo sayısı arttıkça gebelik şansı artmakta, bununla birlikte çoğul gebelik oranı da artmaktadır. Çoğul gebeliklerde başta düşük ve erken doğum olmakla birlikte çeşitli komplikasyonların oranı artmaktadır. Bu nedenle amaç çoğul gebelik şansını arttırmadan, en yüksek gebelik şansını elde etmektir. Çoğul gebelik riski nedeni ile çoğu Avrupa ülkesinde transfer edilen embriyo sayısı konusunda kanuni sınırlama vardır. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafınca transfer edilen embriyo sayısının belli koşullar dahilinde 2’den fazla olmaması tavsiye kararı vardır. Biz, Merkezimizde bayan yaşı, embriyo kalitesi ve daha önce yapılmış olan tüp bebek uygulama sayısına göre, hastanın da bilgisi dahilinde transfer edilecek embriyo sayısını belirliyoruz.

Embiyo transferi günü, idrara sıkışık olmak dışında özel bir hazırlık yapmaya gerek yoktur. Embriyo transferi genellikle çok basit bir işlem olup, hazırlık dahil, ortalama 5 dakika sürer. Embriyo transferi için, önce bir spekulum vajene yerleştirilir, vajen ıslak bir gazlı bezle usulüne uygun temizlendikten sonra, özel kültür sıvısı ile rahim ağzı yıkanır. Embriyolog transfer edilecek embriyoları katetere yükleyerek laboratuardan getirir ve transfer gerçekleştirilir. Genellikle ağrısız bir işlem olsa da, nadiren hafif kramp tarzı ağrı olabilir. Anestezi hemen hiç gerekmez. Ünite’de yarım saatlik istirahat sonrası hasta eve dönülebilir. Hemşirelerimizin tarif ettikleri ilaçlara devam etmeniz gerekmektedir. Yumurta toplama işleminden 14 gün sonra kanda gebelik testi (kanda beta-hCG) yapılır.

Embriyo transferinin 3. gün ya da 5. gün yapılmasının farkı nedir?

Embriyo transferi yumurta toplama günüden 3 ya da 5 gün sonra yapılmaktadır. 3. gün 7-8 hücreli (ideal olarak) olan embriyo 5. gün yani blastokist aşamasında 250’den fazla hücreli, bebeği oluşturacak olan iç hücre kütlesi (inner cell mass) ve bebeğin eşini oluşturacak olan dış hücre kütlesi (trofoektoderm) ayrımlaşmış hale gelmektedir. Bu nedenle 5. gün transfer planlanan olgularda, rahime tutunma potansiyeli daha yüksek olan embriyo daha doğrulukla seçilebilmektedir. Ayrıca 5. Gün transfer ile embriyo (blastokist) ve rahimin iç tabakasının senkronizasyonu daha iyi olmaktadır. Bu nedenle, 5. Gün transferlerde gebelik oranı, 3. Gün transferlere göre daha yüksek olmaktadır.

Transfer sonrası arta kalan embriyo olur mu? Olursa bunlara ne yapılır?

Transfer sonrası arta kalan kaliteli embriyolar var ise dondurularak saklanabilir. Kliniğimizde, çok başarılı bir embriyo dondurma programımız var olup, en güncel ve başarılı yöntem olan vitrifikasyon tekniğini kullanmaktayız. Sadece dondurmaya uygun kalitede olan 5. Gün veya 6. gün embriyolarını (blastokist) dondurarak saklamaktayız. Dolayısı ile taze embriyo transferi 3. gün yapılan nadir hastalarda dahi arta kalan embriyoları 2-3 gün daha takip edip 5./6. gün blastokist aşamasında iken, kalite olarak uygun ise, dondurarak saklamaktayız.

Merkezimizde dondurulmuş 5./6. gün embriyolarının çözülmesi sonrası sağ kalım oranları %97-98 civarında olup, transferleri sonrasında en az taze uygulamaya yakın, %50-55 oranlarında gebelik elde edebilmekteyiz.

Nakledilecek embriyo sayısı neye göre belirleniyor? 1 mi 2 mi?

Ülkemizdeki Tüp Bebek Yönetmeliği uyarınca transfer edilen embriyo sayısına yasal düzenleme getirilmiştir. Bu nedenle kadın yaşı 35 yaş altı olan olgularda, ilk 2 uygulama için tek, 2’den fazla başarısızlık var ya da kadın yaşı 35 üstü ise sadece 2 embriyo transferine izin verilmektedir.

Bu yasal düzenlemenin çok doğru olduğuna kalben inanmaktayız. Çünkü çoğul gebelik hem anne hem de bebek açısından her türlü riski beraberinde getirir. Özellikle erken doğum sonrası prematür bebeklerde hafiften-ölümcüle değişkenlik gösteren ve sekel bırakacak komplikasyonlar artmaktadır.

Başarılı tüp bebek merkezleri az sayıda embriyo transfer ederek canlı doğum oranlarından feragat etmezler. Biz de bu konuda çok duyarlı olduğumuz için, yasal düzenleme müsade etse dahi, 35-38 yaş aralığında, hastamız ile detaylı görüşerek 1 (hasta isteğinde 2) embriyo transferini planlamaktayız.

38 yaş üzerinde bir nedenle preimplantasyon genetik tanı (PGS) yapılmasını arzu etmeyen hastalarımızda 2 embriyo transferi yaparken, PGS uyguladığımız hastalarda, kadın yaşından ve normal olan embriyo sayısından bağımsız olarak, daima tek embriyo transferi planlamaktayız.
Embriyolar rahim içine nasıl yerleştirilir?

Embriyo transferi basit bir işlemdir. Embriyo(lar) ince bir plastik katetere embriyolog tarafınca yerleştirildikten sonra, karından eş zamanlı yapılan ultrasonografi eşliğinde, rahim içine yerleştirilir.

Embriyo transferi sonrasında nelere dikkat edilmelidir?

Embriyo transferi sonrasında özellikle ilk 2-3 gün yolculuk yapılmamasını ve olabildiğince fiziksel aktivitenin yavaşlatılıp, dinlenilmesini önermekteyiz. 3 günden sonra yavaş yavaş günlük hayata dönülebilir. Ancak mümkünse çalışılmamasını öneririz. Embriyo transferi sonrasında dileyen hastalarımıza 10 güne kadar istirahat raporu verebilmekteyiz.

İlaveten transfer sonrasında gebelik test gününe kadar cinsel ilişkide bulunulmamasını tavsiye etmekteyiz.

Tüp bebek tedavisi süresince hastanede yatmak gerekli midir?

İşlemin hiç bir aşamasında yatış gerekmez.

Tüp bebek işleminde başarılı olma şansı nedir?

Tüp bebek tedavisi sonrasında başarı oranı 1) bayan yaşı (yumurta sayısı ve kalitesi); 2) yumurtalık rezervi (yumurta sayısı); 3) var ise daha önceki uygulama sayısına göre değişkenlik gösterebilir. Kliniğimizde, 35 yaşın altında, tek, 5. gün blastokist aşamasındaki bir embriyonun, taze uyarım sonrası transferi ile, %67 oranında gebelik elde etmekteyiz.

Kliniğimizde bayan yaşı 38 ve üzeri olan olgularda yoğun bir şekilde uyguladığımız, preimplantasyon genetik tarama (PGS) yöntemi ile, sağlıklı embriyonun bulunması halinde, canlı doğum oranları %50’ler civarında olmaktadır.

Tüp bebek tedavisi sonrasında dış gebelik olur mu?

İlk gebelik testi yapılması ardından pozitif olan olgularda 2 gün aralıklarla 2 kez daha gebelik testi değerinin seviyesini takip etmekteyiz. Normalde beklediğimiz test değerinin 2 gün ara ile 2 katı ya da daha fazla yükselmesidir. Tüp bebek gebeliklerinde de dış gebelik gelişme olasılığı bulunmaktadır. Bu risk %1–3 civarındadır. Aynı anda hem rahim içinde hem de dışında olma olasılığı ise %0.5 tir. Buna heterotopik gebelik denilmektedir.

Bu nedenle, başta gebelik testi yükseliş dinamiği iyi olmayan hastalar olmak üzere, tüm hastalarımızda uygun zaman gelince ilk gebelik değerlendirmelerinin yapılmasını ve gebeliğin rahim içi yerleşimli sağlıklı gebelik olduğunun tespit edilmesini önermekteyiz.

Dondurulmuş embriyo transferi ya da taze uygulama tüp bebek yöntemi sonrasında doğmuş bebekler arasında bebek sağlığı açısından bir fark var mıdır?

Fark yoktur. Her ne kadar donma çözme bebeklerinde, taze uygulama bebeklerine göre, gebelik sonuçların biraz daha iyi olduğuna dair çalışmalar vardır.

Tüp bebek gebeliklerinde düşük riski daha mı yüksektir?

Tüp bebek yöntemi ile elde edilen gebeliklerde düşük riski kendiliğinden olan gebelikler kadardır.

Tüp bebek tedavisi kaç kez denenebilir?

Sınır olmasa da 6-8 uygulama genel olarak tavsiye edilebilir.

Tüp bebek tedavisinde başarıyı olumsuz yönde etkileyen faktörler nelerdir?

Kadın yaşının ilerlemiş olması (38 yaş ve sonrası), rahim içinde embriyoların tutunmasını engelleyecek yapışıklık, myom veya polip gibi problemlerin olması, tüplerin tıkalı ve içlerinin sıvı dolu olması (hidrosalpenks) tüp bebekte başarıyı olumsuz olarak etkilemektedir.

Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olması durumunda yönetim nasıl olmalıdır?

İyi kaliteli embriyo transferine rağmen, 2 ya da daha fazla uygulamada gebelik elde edilemedi ise;

-Bay, bayan kromozom analizi planlanmasını,

-Rahim içi ile ilgili bir problem olmadığının tespiti için ultrasonografi ve şüpheli bulgusu olan hastalarda histeroskopi yapılmasını,

-Tüplerde gebelik şansını olumsuz etkileyebilecek, ucu tıkalı ve içi sıvı ile dolu tüp yani hidrosalpenx durumunun olmadığının ultrasonografi ya da şüpheli vakalarda histerosalpingografi ile tespitini,

– Şeker hastalığı (Diabetes mellitus) varlığı açısından glukoz seviyesi ölçümünü ve tiroit fonksiyon testleri açısından tarama yapılmasını önermekteyiz.

İlaveten, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan olgularda, preimplantasyon genetik tarama (PGS) yapılması da düşünülebilir.

Preimplantasyon genetik tarama (PGS) uygulaması kimlere önerilmektedir?

PGS yöntemi;

-Kromozomal olarak sağlıksız embriyo oluşturma riski her yaş grubundaki kadınlar için söz konusudur. Ancak risk, kadın yaşı arttıkça artmaktadır. Örneğin genç yaş olarak kabul ettiğimiz 26-29 yaş grubunda bu risk %20-25’ler civarında iken, 42-45 yaş aralığında %80-90’lara kadar çıkmaktadır. Bu nedenle, özellikle kadın yaşı 38 yaş ve üstünde olan olgular başta olmak üzere, isteğe bağlı olarak her yaş grubunda uygulanabilir.

– Eşlerden birinde kromozomal olarak kopma, yer değiştirme gibi yapısal ya da sayısal kromozomal bir problem varlığı durumunda da embriyodan alınan örneklerde hem bu problem taranabilmekte hem de diğer tüm kromozomlar açısından da tarama yapılabilmektedir.

-Saptanmış bir genetik hastalık varlığı nedeniyle preimplantasyon genetik tanı (PGD) yöntemi uyguladığımız hastalarımızda, PGD uygulamasına (genetik hastalık taraması) ilaveten PGS uygulaması (doğru sayıda-46 kromozom taraması) yapılmasını da önermekteyiz. Bu sayede hem genetik hastalığı barındırmayan hem de tüm kromozomlar açısından sağlıklı olan embriyo tespit edilebilmekte ve sağlıklı çocuk sahibi olma ihtimali arttırılmaktadır.

-İlaveten, daha önce tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan hastalarda ve tekrarlayan gebelik kaybı olan çiftlerde de PGS yöntemi uygulanabilmektedir.

Gebelik oluşmadan önce, ailede var olan genetik hastalık öyküsü durumunda alınabilecek önlemler var mıdır?

Eğer aile içinde rastlanan, tanısı konulmuş, metabolik hastalık ya da diğer tek gen üzerinden geçiş yapan bir genetik hastalık varsa ve bu hastalığın, embriyodan alınacak hücre örneği ile tanısı konulabilecek (Preimplantasyon genetik tanı- PGD) ise embriyolar üzerinde inceleme yapılabilir. Bunun için, tüp bebek tedavisi yoluyla elde edilen embriyoları blastokist aşamasına kadar laboratuvar ortamında takip etmekte ve uygun kalitede olanlarına, embriyonun dış hücre kütlesinden (trofoektoderm) olacak şekilde biyopsi yaparak dondurarak saklamaktayız. Alınan hücre örneklerinde genetik tanı amaçlı, mevcut hastalık açısından inceleme yapılmasının yanı sıra tüm olgularda, kadın yaşından bağımsız olarak tüm kromozomların taranması yöntemini yani preimplantasyon genetik taramayı (PGS) da tavsiye etmekteyiz. Tüm bu incelemeler sonrasında sağlıklı rapor edilen embriyoyu, gerekli hazırlığı yaptıktan sonra transfer etmekteyiz.

Open chat
1
Hoşgeldiniz, WhatsApp üzerinden destek almak ister misiniz ?